Bizans döneminde piskoposluk merkezi olan Ereğli “Kuyudaki Yahya” adıyla anılan Azizin Yurdu olarak bilinir. “Kuyudaki Yahya” adıyla anılan bu Aziz annesi Julia ve kız kardeşi Themistia ile birlikte Kybistra da (Ereğli) yaşıyordu. Aziz Yahya inziva hayatını tercih ederek annesinin izniyle 13 yaşındayken, kırlarda yaşamak için evini terk etti. Yolda gözüne bir melek göründü ve kendisine yol gösterdi. Bir gün bir gece düz bir ovada yürüdükten sonra bir kuyuya getirildi. Bu kuyu içerisinde Aziz Yahya 10 yıl hiç çıkmadan yaşadı ve 23 yaşında vefat etti. Chrysias isminde bir meleğin izniyle Barata ormanına gömüldü. Aziz Yahya'nın Ereğli'den yola çıkarak Karapınar ve Karacadağ arasında ki ovaya doğru yürüdüğü anlaşılmaktadır. Yaşadığı kuyuda bu üçgen içinde yer alan Akören Köyü kuzeybatısında bulunan Yeşilyurt yaylasında ki kuyu olması kuvvetle muhtemeldir. Kuyu fazla derin olmayıp, güneydoğu yönünde 8.50X6.00 metre ölçülerinde tonozlu bir yapıdır. Kuyu milattan sonra 6. yüzyıl yapı özelliği göstermektedir. Bizans Kilise kayıt listelerinde Barata, Herakleia, Laranda, Derbe ve Hyde ile aynı sırada verilmiştir. Bu durumda Barata'nın Karacadağ'ın eteklerinde bulunan ve ören mevki diye adlandırılan yer olması gerekir. Çünkü kuyu ile antik kentin arası 4 km.dir. Ayrıca ören yerinin üst tarafında ki yamaçlarda meşe ağaçları vardır. Hıristiyanlığın ilk yayıldığı yerlerden olan bu topraklarda yoğun bir şekilde kilise ve şapellere rastlamak mümkündür.