Konya iline bağlı, sırtını Aydos dağlarına yaslamış, İvriz çayının coşkusuyla bereketli toprakları olan Ereğli tarihi süreç içinde de uzun bir geçmişe dayanır. Jeopolitik durumu, zengin maden kaynakları Ereğli'de de insanlık tarihinin ilk evrelerinden itibaren yüksek kültürlerin buluştuğu bir yer olma özelliğini gösterir. Ayrıca Lykonia, Klikya ve Kapadokya üçgeninin uç noktasında yer alan Ereğli antik yollarının kesiştiği bir merkezde bulunması nedeni ile önemini bir kat daha artırdığı görülmektedir..
Ereğli'nin tarihini neolitik dönemden (M.Ö. 7000-5000) başlatmak gerekir. Anadolu'nun en eski yerleşim birimlerinden olan Ereğli'nin antik dönemdeki adı Heracieia Kybistra'dır. Etimolojik olarak Kyb; yazıt, istra ivriz çayının adıdır. İvriz çayı kaynağı yanında yapılan M.Ö. 8 yy ait Geç Hitit kaya anıtındaki hiyeroglif yazıt bize Kybistra kelimesinin Hititlerin yerli dili olan Luwi kökenli “yazıt çayı” anlamına geldiğini belirler. Bu adın Proto-Hitit döneminden kaldığı ve Hitit imparatorluk döneminde de bu şehrin, bu federasyonun Tuvana prensi olarak hüküm sürdüğü görülmektedir. Ereğli'nin 17 km uzağındaki İvriz kaya kabartmaları ile Niğde-Bor'da bulunan heykeller bu döneme açıklık kazandırırlar. Bununla birlikte Hititlerin Anadolu'ya gelişleri tartışma konusudur. Ayrıca Hititlerin krallık devlet sistemlerine ne zaman ve hangi şehirde kurdukları da Hititologlar arasında kesinlik kazanmamıştır. Geç-Hitit krallık çağında (M.Ö. 1200-800) Ereğli bölgesi oldukça önem kazanmış olup orta-güney Anadolu'da Aramileşmiş geç-hitit yapıtlarının anıtsal bir örneği olan İvriz Kaya Anıtı ve ondan daha ileride yazıtı olmayan 2. kaya anıtında kesin bilgilere ulaşmamız mümkündür. Tuvana'nın Geç-Hitit Devletlerinde Tabal'ın etkisinde kaldığı kesindir. Geç-hitit devletleri Kargamış, Hattina, Şamal, Gurgun, Milidia, Kummuh, Que, Hilaku ve Tabal'dan oluşmaktadır. Tabal Kayseri bölgesinde bulunmaktadır ve daha sonra doğuya yayılmışlardır. Tabal Krallığı egemenliğinde yaklaşık yirmiye yakın küçük Prenslikler bulunuyordu. Tuvana da bunlardan biridir.
M.Ö. 742 yılında Anadolu da Asur baskısı kendisini gösterince Kargamış krallının isteği doğrultusunda yöredeki küçük prensliklerden oluşan “Kargamış birliği” kurulmuştur. Asur egemenliği bittikten sonra, Ereğli Perslerin (M.Ö. 546-533), Büyük İskender'in (M.Ö. 334-323) ve daha sonrada Selevkos yönetiminde kalmıştır.